FACEBOOK

Tüm Yenilikleri Facebook Grubumuzdan Takip Edebilirsiniz.
Pazar, Mayıs 20, 2012

2011 İhracat Rekoru Kırarken

2011 yılının dün açıklanan 134.5 milyar dolarlık ihracatı Cumhuriyet tarihimiz içersinde rekordur. Ayrıca, yapısına baktığımızda hem ihraç ürünleri yelpazesinin, hem ihracat yapan il sayısının, hem de ihracat yapılan ülke sayısının artmış olduğunu görürüz. Bu önemli gelişmelere karşın ithalattaki hızlı artışa fren için vakit kaybetmeden mikro reformlarla üretim yapımızda yerli katkıyı artırmamız gerekir. Çünkü 9 yıl önce ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 69 iken, Kasım ayında bu oran yüzde 55.4'e inmiştir…

Aralık ayında ihracat bir yıl öncenin aynı dönemine göre yüzde 4.5 artışla 12.1 milyar dolar ile 2008 yılı Eylül'ünden bu yana 37 aylık dönemin en yüksek artışını gösterdi. Bu 2011 ihracatının 134 milyar 571 milyon dolar ile bir yıl içersinde Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat yapılan yılı olma özelliğine ulaştı. TİM Başkanı Büyükekşi, 2023, 500 milyar dolar hedefine göre yıllık yüzde 12 artış hedeflenmesine karşın, bu yılki artışın yüzde 18.5 ile daha yüksek bir seviyeyi yakaladığını belirtti.

2011 İhracat rakamlarının yapısına baktığımızda bazı olumlu sonuçlar olduğunu görüyoruz:

GELİŞEN İHRACAT YELPAZESİ: Yurt içinde ihracat yapan il sayısı 81'e yükselirken, 38 il bu yıl ihracatında rekor kırdı, 64 il geçen yıla göre ihracatını artırdı. Son yıllarda gerileyen AB'ye ihracat toplam içersinde yüzde 46.6 seviyesine gerilerken, Türkiye'nin ihracat yaptığı ülke sayısı 246'ya, ihracatçı firma sayısı da 52 bin 225'e yükseldi. Türkiye ihracatı hem ülke içersinde iller yelpazesinde gelişme gösterirken, aynı zamanda ihracat yapılan ülke yelpazesinin de geliştirdi.

SANAYİ AĞIRLIKLI İHRACAT: 2011 ihracatı içersinde sanayi yüzde 83.7, tarım yüzde 13.4, madencilik yüzde 2,9 pay aldı. İhracatımızda yüzde 15.2 pay ve 20.4 milyar dolar ile otomotiv ilk sırada yer alırken, onu 16.3 milyar dolar, yüzde 12.1 pay ile kimya sektörü, 16.2 milyar dolar ve yüzde 12 pay ile tekstil-hazır giyim izledi.

75 ÜLKEYE İHRACAT 500 MİLYON DOLAR ÜZERİNDE: 2011 yılında 28 ülkeye yapılan ihracat 1 milyar doları 47 ülkeye yapılan ihracat ta 500 milyon doları aştı. En yüksek ihracat yapılan ülke 13.9 milyar dolar ile Almanya olurken, ikince sıraya 8.3milyar dolar ile Irak yükseldi. İlk beş içersinde yer alan diğer üç ülke sırasıyla 8 milyar dolar ile İtalya, 7.8 milyar dolar ile İngiltere ve 6.9 milyar dolar ile Fransa oldu. İhracatımızın oran olarak en yüksek artış gösterdiği ülkeler ise yüzde 124 artış 851 milyon dolara ulaşan Malta, 37.6 artış ile 1.8 milyar dolara ulaşan Ukrayna,  yüzde 37.3 artış ile 1.1 milyar dolara ulaşan Gürcistan ve yüzde 34.9 artış ile 2.1 milyar dolara ulaşan Azerbaycan oldu.

ENÇOK İHRACAT YAPAN İL İSTANBUL: En çok ihracat yapan il olarak İstanbul 59 milyar dolar ve yüzde 36 pay alıyor. Onu 12.6 milyar dolar ihracat ve yüzde 14.5 pay ile Kocaeli, 12.5 milyar ihracat ile Bursa izliyor. İlk on içersinde yer alan Gaziantep ihracatını en yüksek oranda artıran kent oldu.

Bu sıraladığım özellikler 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatımızın son 9 yılda 3.7 kat arttığını ve olumlu bir gelişmeyi ortaya koyuyor.  Buna karşın aynı dönem içersinde ithalatın ihracattan daha hızlı arttığını ortaya koyuyor. Yıl sonu ithalat beklentisini 230 milyar dolar alırsak, 2002 yılının 52 milyar dolarlık ithalatının dokuz yılda 4.4 kat arttığını görürüz. Ayrıca 2002 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 69 iken Kasım ayında bu oran yüzde 55.4 seviyesine inmişti. Yılsonu tahmini ise yine yüzde 60'ın altında kalacak gözüküyor. Bu da Bakan Çağlayan'ın ihracat rakamlarını açıklarken bu ay içersinde ithalatı azaltıcı tedbirleri hayata geçirme kararında olmalarının önemini ve bir an önce uygulanmasının gerekliliğini ortaya koyar.

İhracatı artırıyor olmamız, ihraç ürünlerinin ve ihracat yaptığımız ülkelerin yelpazesini genişletmemiz önemli bir başarıdır. Ancak, ihraç ürünler içersinde ithalat hammadde ve aramalının artıyor olması dış ticaret açığını ve cari açığı artırmaktadır. O nedenle sadece ihracat artışına sevinmeyip, ithalatı frenleyici önlemleri hayata geçirecek mikro reformları bir an önce hayata geçirmemiz gerekir.

Kaynak: Dünya Gazetesi

 

Serkan Çadırıc

Savunma sanayi, Suudi Arabistan’a 108 milyon dolarlık ihracat yaptı

DIŞ ticaret hacmi her geçen gün artan savunma sanayi ürünleri, geçen yıl en çok Suudi Arabistan’a ihraç edildi.

Türkiye’nin toplam savunma sanayi ihracatı 2011’de 400 milyon doları aşarken, bu ihracatın dörtte biri Suudi Arabistan’a yapıldı. Savunma Sanayi İhracatçıları Birliği’nin verilerine göre, Türk savunma sanayi, geçen yıl 414.8 milyon dolar ihracat yaparken, Suudi Arabistan’a yapılan ihrcat 108.3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Suudi Arabistan’a yapılan savunma sanayi ihracatı, 2010’da 41.2 milyon dolar düzeyindeydi. Rakamlara göre, söz konusu ülkeye gerçekleştirilen ihracat 2011’de, 2010 yılına göre yüzde 162.8 oranında artmış oldu. Sektörün, Arabistan’ın ardından en çok ihracat yaptığı 10 ülkee sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Bahreyn, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Pakistan, Lübnan ve İtalya oldu.

Meyveli maden suyuna yüklendi ihracatı 35 ülkeye uzandı

Sırmagrup Yönetim Kurulu Başkanı Davut Dişli, 2011 yılında kapasite artırımı için 20 milyon Euro yatırım yaptıklarını belirterek, “Kapasitemizi belli bir seviyeye taşıyınca ihracatta da hızla artış olmaya başladı. İhracatta toplam 35 ülkeye ulaştık. Öncelikli pazarlarımız arasında Dubai, Almanya, Kuzey Irak, Japonya ve İngiltere yer alıyor” dedi.

İÇECEK sektörüne maden suyu ile giriş yapan ve 2002 yılında kaynak suyu pazarında da faaliyet göstermeye başlayan Sırmagrup, geçtiğimiz yılın son aylarında yaptığı yatırımla suyu cam şişede piyasaya sunarken, Almanya’da çok tüketilen ‘Schorle’ adı verilen maden suyu çeşidini satışa çıkardı. Sırmagrup Yönetim Kurulu Başkanı Davut Dişli, 2011 yılında kapasite artırımı için 20 milyon Euro yatırım yaptıklarını belirterek, “Kapasitemizi belli bir seviyeye taşıyınca ihracatta da hızla artış olmaya başladı. İhracatta toplam 35 ülkeye ulaştık. 2011 yılında 35 milyon şişe, yani 6-7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2012 hedefimiz ise 15-20 milyon dolar ihracat yapmak. Öncelikli pazarlarımız arasında Dubai, Almanya, Kuzey Irak, Japonya ve İngiltere yer alıyor. Sırma, Türkiye’de nasılsa Dubai’ de öyle. Yabancı markalar içinde bir numara oldu diyebiliriz. Çin ve Güney Kore de hedeflerimiz arasında” diye konuştu.

Tüketici cam şişe istedi
Davut Dişli, Sırmagrup’un suyu cam şişede piyasaya sunduğunu ve cam şişede suyun dışında ‘Schorle’ olarak bilinen meyve sulu maden sularını çıkardıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Cam şişede suya tüketici sahip çıktı. Restoran, otel ve market müşterilerinin yanında ev tüketicisi de ürüne ilgi gösterdi. Tüketiciler son dönemde cam şişe talep ediyordu. Biz de bu talebe cevap verdik. Ancak cam şişede suyu pet şişe ile kıyaslamamak gerekiyor. Çünkü cam, pet şişe ile aynı işi yapamaz. Ne bu talebi karşılayacak bir üretim var Türkiye’de ne de lojistik imkanı. Yılda 10 milyar adet pet ambalaj düşünürsek, bunu cam ile karşılamak mümkün değil. Cam daha butik olacak. Ayda ortalama adet 40-50 milyon adet pet şişe satılıyor. Camın ise 1.5-2 milyonda kalacağını düşünüyorum.”

Gazlıya rakip
“Meyve sulu maden suyu” olarak adlandırdıkları Sırma Schorle hakkında da bilgi veren Dişli, şöyle konuştu: “Bu ürünün içerisinde meyve suyu oranı çok yüksek. Piyasada içilen meyve sularının sahip olduğu oranlardan fazla meyve oranına sahip. Elma, nar ve çilek çeşitlerini sunduk. Bu içecek, Almanya’da yılda 5 milyar şişe tüketiliyor. Bu üründe hedefimiz çok yüksek. Sırma Schorle’nin satış hedefi, Türkiye’de yeni bir içecek trendinin oluşmasını sağlamak ve kısa vadede adet bazında 100 milyon şişeyi aşmak. Satışa sunulduğu 3 aylık süre zarfında 5 milyon adet şişeye ulaşan Sırma Schorle’nin, asitli içeceklerden insanları uzaklaştırmasını ve sofra içeceği olarak yerini almasını bekliyoruz. Okul kantinlerinde yasaklanan ürünlerin alternatifi olacak.”

250 milyon lira ciro
Geçen yıl yüzde 15 büyüme ile 200 milyon lira ciroyu yakaladıklarını ifade eden Dişli, “Bu yıl 250 milyon lira ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. 2011’de yüzde 5 olan ihracat payımızı 2012’de yüzde 10 haline getireceğiz. Yani 25 milyon lira ihracat yapmak istiyoruz. Şu anda 35 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Güçlü olduğumuz Dubai, Almanya, İngiltere, Japonya, Kuzey Irak bölgelerinde gücümüzü daha da yukarılara taşımak diğer ülkelerde de pazar payımızı satış ile doğru orantılı arttırmak istiyoruz” diye konuştu.
Çin’e ihracata başlıyor
Dubai’de yabancı su şirketleri arasında pazar lideri olduklarını kaydeden Dişli, “Başta Dubai olmak üzere Ortadoğu ülkelerinin en büyük avantajı kalabalık, zengin ve tüketime açık bir nüfusa sahip olmaları” derken, Çin ve Güney Kore’ye ihracat için yasal süreçleri tamamlanmak üzere olduklarını, özellikle su ihracatı konusunda en kısa sürede bu pazarlara da gireceklerini dile getirdi.

4 fabrikada üretim yapıyor

SIRMA-GRUP’un su kaynaklarının Sapanca’da ve Burdur’da, maden suyu kaynağının da Bursa’da olduğunu belirten Davut Dişli, şunları söyledi: “4 fabrikada üretim yapıyoruz. Bu fabrikaların üçü su, biri de doğal maden suyu fabrikası. Burdur’daki yeni fabrikamız geçtiğimiz yaz sonunda üretime geçti. 2011’de Burdur’daki yeni fabrikamız ve Bursa’daki maden suyu fabrikamıza ve Sapanca’daki fabrikalarımıza ek tesisler getirmek için 20 milyon Euro’ya yakın yatırım yaptık. Kapasitemizi yüzde 60 ile 80 arasında artırdık. Kapasitemiz şu anda maden suyu ve pet şişede günde 300 bin adet. Bu nedenle 2012’de yeni bir fabrika yatırımı düşünmüyoruz. 2012’de marka yatırımına odaklanacağız.”

Maden suyunun sağlıklı olduğu bilinci gelişti

MADEN suyu ve su sektörünün gelişimi hakkında bilgi veren Davut Dişli, şunları anlattı: “2012 ve sonrasında maden suyu sektörünün ürün çeşitliliği ile beraber çok ciddi büyüyeceğine inanıyoruz. Türkiye’de maden suyu çok az tüketilirken son yıllarda maden suyunun sağlığa yararlı bir içecek olduğunun bilinci tüketici alışkanlıklarını çok farklı yerlere taşıdı. Gazlı içeceklerden insanların uzaklaşması maden suyu ve maden suyu ile beraber üretilen vitaminli ve Schorle ürünlerinin pazardaki payını arttırdı. Su ise çok daha farklı bir anlayış. Türkiye’de ambalajlı ürünlerde sosyo ekonomik gelişme ile doğru orantılı olarak markalı su ürünlerine ilgi artıyor. Ayrıca sağlıklı bir yaşam için suyun son yıllarda çok fazla vurgulanması, tüketicilerde sağlıklı yaşam için su tüketmeleri bilincinin gelişmesi bu pazarın da ne kadar büyüyebileceği konusunda beklentilerimizi olumlu olarak arttırıyor. Büyüme hem kendi içerisinde hem de markalı ürünlerde çok önemli.”

Kaynak: Hurriyet

Cari açık 2011'de 77 milyar dolar oldu

Merkez Bankası'nın açıkladığı ödemeler dengesi istatistiklerine göre cari açık Aralık ayında 6.57 milyar dolar ile beklentilere paralel geldi. Aralık verisiyle 2011 yılı cari açık rakamı da önceki yıla göre yüzde 65.3'lük artışla 77.09 milyar olarak gerçekleşti.

Cari açık böylece 2011 yılında bir önceki yıla kıyasla 30.45 milyar dolar artmış oldu.

Oyak Yatırım Başekonomisti Mehmet Besimoğlu, yıl geneliyle bunu bir rekor olduğunu ancak 2012'de bir gerileme beklendiğini söyledi. Besimoğlu, yıl sonu itibariyle beklentilerinin 55 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade etti.

Merkez Bankası'nın konuyla ilişkin açıklamasına göre, turizm gelirleri 2010 yılına göre yüzde 10.6 oranında artarak 23.02 milyar dolara ulaşırken, turizm giderleri yüzde 3.1 oranında artarak 4.97 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Yatırım geliri dengesinin altında yer alan doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve faizlerden oluşan diğer yatırımlarda gerçekleşen toplam net çıkış ise  2010 yılına göre 567 milyon dolar tutarında artarak 2011 yılında 7.57 milyar dolara yükseldi.

YURTDIŞINDAN 15.7 MİLYAR DOLAR GELDİ

2011 yılında yurt dışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar ise 2010 yılına göre 6.694 milyar dolar artarak 15.73 milyar dolara çıktı.

Bu dönemde yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları net yatırımlar, 2010 yılına göre 848 milyon dolar artarak net 2.31 milyar dolar tutarında gerçekleşti.

ARALIK'TA RESMİ REZERVLER 5.45 MİLYAR DOLAR AZALDI

Banka, resmi rezervlerin de Aralık ayındaki 5.45 milyar dolarlık azalışla birlikte toplamda 2011 yılında 1.81 milyar dolar azaldığını açıkladı.

BANKALARIN EFEKTİF VE MEVDUAT VARLIKLARI

Bankaların yabancı para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduat  varlıkları, 2011 yılında 2.19 milyar dolar tutarındaki TL artışına karşılık, yabancı paradaki 2.25 milyar dolar tutarındaki azalışın  etkisiyle 66 milyon dolar net azalış gösterdi.

Öte yandan, diğer sektörlerin yurt dışındaki mevduat varlıkları, 12.32 milyar dolar azalış kaydetti.

Hükümet, yurt dışı piyasalar ve diğer uluslararası kuruluşlardan (IMF dahil) sağlanan uzun vadeli kredilerle ilgili olarak Aralık ayında 127 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi, yıl boyunca da 845 milyon dolar net  kredi geri ödemesinde bulundu.

Bankacılık sektörünün net kredi kullanımı, geçen yıl 2010 yılına göre  yüzde 6 azalarak, 12.91 milyar dolardan, 12.14 milyar dolara geriledi.

Diğer sektörler ise 2010 yılında 4.63 milyar dolar tutarında net kredi ödeyicisi konumundayken, 2011 yılında 7.08 milyar dolar tutarında net kredi kullanıcısı oldu.

2011 yılında yurt dışında yerleşik Türk vatandaşlarınca Merkez Bankası nezdinde açılan mevduat hesaplarında gerçekleşen çıkış miktarı 1.96  milyare dolar oldu.

Yurt dışı bankaların yurt içi bankalar nezdinde tuttukları yabancı para mevduatları söz konusu dönemde 1.76 milyar dolar arttı, TL mevduatları ise 7.6 milyar dolar azaldı.

Devamı için Tıklayınız

Kaynak: Hurriyet

 

 

Türkiye internet kullanımında dünyada 10. sırada

TNS'in yaptığı son araştırmaya göre internet kullanıcı sayısı bakımından dünya genelinde 10. sırada yer alan Türkiye'de kullanıcılar interneti daha çok sosyal ağ sitelerine girmek için kullanıyor.

Online yaşamın tüketiciler üzerindeki etkileri ve bunun pazarlama dünyasına  yansımaları her geçen gün değişiyor. 60 ülkede 72.000 kişi ile gerçekleştirilen TNS Digital Life Araştırması, tüm dünyada internet kullanıcılarının %93’ünü temsil ediyor ve dijital dünyanın kullanıcıları hakkında detaylı bilgi veriyor.

Dünyanın en önemli araştırma şirketlerinden biri olan TNS, tüketicilerin dijital dünyayı nasıl kullandıklarını ve bu dünyada nasıl yaşadıklarını araştırdı. 7 Şubat 2011 Salı günü gerçekleştirilen toplantıda TNS Teknoloji ve Medya Direktörü Dirk Steffen dijital dünyanın detaylarını anlattı.

60 ülkede 72.000 kişi ile gerçekleştirilen araştırma tüm dünyada kullanıcıların %93’ünü temsil ediyor. Dirk Steffen, araştırmanın Kullanıcılara Ulaşmak, Tüketicilere Ulaşmak, Marka Savunucularını Belirlemek ve Müşteriler olmak üzere 4 temel üzerine kurulu olduğunu belirtiyor. Bu temellere bağlı olarak rakamlar ise şaşırtıcı:  

· Araştırmada kapsanan 60 ülkede aylık toplam 1.938.059.098 kişi çevirim içi

· 1.627.969.642 kişi sosyal paylaşım sitelerinde ve 767.471.403  kişi bu sitelerde markalarla ilişki kuruyor.

· 846.931.826 kişi markalar hakkında yazıyor. 1.391.526.432 kişi ise yazılanları okuyor ve bu yorumlardan etkileniyor.

· 1.577.580.106 kişi satın alacakları ürünü ve hizmetleri araştırmak için interneti kullanıyor.

TÜRKİYE'DEN ÇARPICI RAKAMLAR

· Çalışmaya katılan 60 ülkeyle kıyaslandığında, Türkiye internet penetrasyonu ortalama düzeyde (%44) buna karşın dijital büyüme indeksi yüksek: Belli başlı Güneybatı Asya ve Eski Sovyet Ülkelerini takiben 10. sırada yer alıyor. Türkiye’de internet kullananların %71’i her gün internete giriyor. En önemli motivasyon ise “eğlenmek”.

· Her 10 internet kullanıcısından 9’u markalar hakkında internetten araştırma yapıyor, bilgi alıyor. Bu oran dünya ortalamasının üzerinde.

· Bir diğer ilginç bulgu ise cep telefonundan internete giriş ile ilgili. Türk halkının %22’si cep telefonundan internete giriyor. Cep telefonunda internete en çok girilen saatlerin,  işe giderken ya da eve dönüşte, yani trafikte geçirilen zamanlar ya da gece yatarken, uykuya dalmadan önceki dakikalar olduğu göze çarpıyor. Çoğumuz gece yatmadan önce son birkez acaba Facebook’ta ya da Twitter’da neler oluyor diye bakıyoruz.

· Geçtiğimiz yıl 191 olarak gerçekleşen ortalama arkadaş sayımız bu sene 219’a yükseldi ve Dijital Dünyada 8. sıradayız.

· Türk halkı Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerine sıklıkla giriyor. İnternet kullanıcılarının %36’sı hergün sosyal paylaşım sitelerinde geziniyor.  Aynı zamanda sosyal mecralarda markalar ile arkadaşlık yapmayı da seviyoruz. Yine sosyal mecralarda dünya ortalamasına göre yüksek düzeyde “marka” arkadaşlığı kuruyoruz ve temel motivasyonumuz markalardan elde edeceğimiz promosyonlar.

Kaynak : Hürriyet

Diğer Makaleler...

Sayfa 1 / 5

Başlangıç
Önceki
1